
ABD istihdam verileri ve faiz artışı endişesi altını düşürdü
Bu görsel, Yayın Politikamız kapsamında kullanılmaktadır.
Öne Çıkanlar
- ABD'de beklentilerin üzerinde gelen istihdam verileri, Fed'in faizleri daha uzun süre yüksek tutabileceği beklentisini güçlendirmesinin ardından altın yüzde 3'ten fazla değer kaybetti.
- ABD tahvil getirilerindeki yükseliş ve doların güçlenmesi, faiz getirisi olmayan değerli metal üzerinde ek baskı yarattı.
- İran ve Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmeler, enflasyon beklentileri ve faiz görünümü üzerinde etkili olmaya devam ediyor.
- Son düzeltmeye rağmen birçok analist, altın fiyatlarının yıl içerisinde yeni rekor seviyelere ulaşabileceğini düşünüyor.
Altın fiyatları, cuma günü açıklanan güçlü ABD istihdam verilerinin ardından Fed'in para politikası görünümünün yeniden fiyatlanmasıyla sert satış baskısı altında kaldı. Spot altın, Kuzey Amerika seansında yüzde 3'ten fazla gerileyerek 200 günlük hareketli ortalamasının altına sarktı ve ocak ayında görülen rekor seviyelerin ardından başlayan düzeltme sürecini derinleştirdi.
Bu düşüşle birlikte altın ons başına 4.300 dolar seviyesine kadar gerileyerek son birkaç ayın en düşük seviyelerine yaklaştı. Yatırımcıların kısa vadeli faiz indirimi beklentilerini azaltması ve emtia ile finans piyasalarındaki pozisyonlarını yeniden düzenlemesi satış baskısını artırdı.
Güçlü istihdam verisi faiz beklentilerini değiştirdi
ABD ekonomisi mayıs ayında 172 bin yeni istihdam yaratarak 85 bin seviyesindeki piyasa beklentilerini önemli ölçüde geride bıraktı. Ayrıca önceki aylara ait tarım dışı istihdam verilerinin yukarı yönlü revize edilmesi, sıkı finansal koşullara rağmen iş gücü piyasasının güçlü kalmaya devam ettiğini gösterdi.
İşsizlik oranının yüzde 4,3 seviyesinde sabit kalması da enflasyon risklerinin politika yapıcılar açısından önemini koruduğuna işaret etti. Piyasalar veriye hızlı tepki verdi. Genel beklenti, Fed'in daha önce öngörülenden daha uzun süre sıkı para politikası uygulayacağı yönünde şekillenirken, bazı yatırımcılar yılın ilerleyen dönemlerinde olası bir faiz artırımını fiyatlamaya başladı. Para piyasalarındaki fiyatlamalara göre aralık ayında bir faiz artışı ihtimali istihdam raporunun ardından belirgin şekilde yükseldi.
Güçlenen dolar ve yükselen tahvil faizleri altını baskıladı
Beklentileri aşan ekonomik veriler ABD dolarında güçlü bir yükselişi beraberinde getirdi. ABD Dolar Endeksi (DXY), yatırımcıların dolar bazlı varlıklara yönelmesiyle yeniden 100 seviyesinin üzerine çıktı. Aynı zamanda ABD tahvil piyasasında da satışlar hızlandı ve gösterge niteliğindeki 10 yıllık tahvil faizi yaklaşık yüzde 4,53 seviyesine yükseldi.
Tahvil getirilerindeki artış genellikle altın için olumsuz kabul edilir çünkü altın faiz getirisi sağlamayan bir varlıktır. Yatırımcılar faiz getiren enstrümanlardan daha yüksek kazanç elde edebildiklerinde, altına olan talep zayıflayabilir. Bu nedenle yükselen tahvil faizleri ile güçlenen doların birleşimi, istihdam verilerinin yarattığı etkinin daha da büyümesine neden oldu.
Tarihsel eğilimler daha derin düzeltmelere işaret ediyor
Altındaki son geri çekilme, geçmiş piyasa döngülerine yönelik karşılaştırmaları yeniden gündeme getirdi.
Altın, Eylül 2022 ile Ocak 2026 arasında yaklaşık yüzde 245 yükselerek ons başına 5.500 doların üzerine çıkmış ve tüm zamanların en yüksek seviyesini görmüştü. Ancak bu zirvenin ardından fiyatlar yaklaşık yüzde 20 geri çekildi.
Geçmişteki yükseliş döngülerinin ardından da benzer düzeltmeler yaşanmıştı. Altın, 2008 ile 2011 yılları arasında yüzde 170 yükseldikten sonra yüzde 37 değer kaybetmişti. Benzer şekilde 2018-2020 dönemindeki yükselişin ardından yaklaşık yüzde 22'lik bir düzeltme görülmüştü.
Tarihsel veriler, güçlü yükseliş trendlerinin ardından daha derin geri çekilmelerin yaşanabileceğine işaret etse de birçok analist mevcut piyasa dinamiklerinin önceki dönemlerden farklı olduğunu düşünüyor.
Talep tarafında ivme kaybı dikkat çekiyor
Altının rekor yükselişini destekleyen bazı temel faktörler son dönemde güç kaybetmeye başladı. Dünya Altın Konseyi verilerine göre merkez bankaları 2026'nın ilk çeyreğinde toplam 243,7 ton altın satın aldı. Bu rakam yıllık bazda artış gösterse de, 2022-2024 dönemindeki agresif alım sürecine kıyasla talebin dengelenmeye başladığı görülüyor.
Tüketici talebi tarafında da zayıflama dikkat çekiyor. Çin'de mücevher talebi ilk çeyrekte yıllık bazda yüzde 31 gerilerken, Hindistan'da yüzde 19 düşüş kaydedildi. Küresel mücevher talebi ise yüksek fiyatların etkisiyle yüzde 25 azalarak 260,2 tona indi. Yatırım amaçlı talepte de yavaşlama görüldü. Altın destekli borsa yatırım fonları (ETF) yılın ilk çeyreğinde 62 ton giriş kaydetse de bu rakam geçen yılın aynı döneminin belirgin şekilde altında kaldı.
Sonuç olarak küresel altın talebi 2026'nın ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 9 azalarak 1.195,9 tona geriledi.
İran gerilimi piyasaların odağında
Altın fiyatlarındaki son hareketler giderek daha fazla Orta Doğu'daki gelişmelerle ilişkilendiriliyor. ABD ile İran arasındaki gerilim ve bölgede devam eden çatışmalar, enerji fiyatları üzerinden enflasyon beklentilerini etkilemeye devam ediyor. Petrol fiyatlarının yükselmesi, enflasyonun yüksek kalabileceği endişelerini artırırken faiz indirimi ihtimalini azaltıyor ve bu durum altın üzerinde baskı yaratabiliyor.
Bu nedenle yatırımcılar artık enflasyon, istihdam verileri ve merkez bankası politikalarının yanı sıra jeopolitik gelişmeleri de yakından takip ediyor.
Uzun vadeli görünüm pozitif kalmayı sürdürüyor
Son dönemdeki düzeltmeye rağmen birçok kurum altın konusunda uzun vadeli iyimserliğini koruyor. Değerli metaller araştırma şirketi Metals Focus, güvenli liman talebinin devam etmesi, ABD'nin uzun vadeli mali görünümüne ilişkin endişeler ve yüksek jeopolitik riskler nedeniyle altının 2026 yılı ortalama fiyatının yüzde 43 artarak ons başına yaklaşık 4.920 dolara ulaşmasını bekliyor.
Şirket, külçe ve sikke yatırımlarına yönelik talebin güçlü kalacağını ve bunun zayıflayan mücevher talebi ile daha yavaş merkez bankası alımlarını dengeleyeceğini öngörüyor. Analistlere göre ekonomik belirsizlikler, doların uzun vadeli görünümüne ilişkin soru işaretleri ve jeopolitik riskler, kısa vadeli faiz baskılarına rağmen altının orta ve uzun vadede destek bulmasını sağlayabilir.
Emtia piyasaları değişkendir ve küresel olaylardan etkilenebilir. Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi olarak değerlendirilmemelidir. Daha fazla bilgi için lütfen Risk Bildirimimizi okuyun.






